|
GÖĞÜS
İMPLANTLARI
İster
agumentasyon ister rekonstrüksiyon cerrahi girişiminde bulunulsun
bilinmelidir ki göğüs implantasyonu tek seferlik bir operasyon
olmayabilir. Hayat boyu ek operasyonlara ve doktor muayenelerine
ihtiyaç duyulabilecektir.
Göğüs implantları ömür boyu kalıcı olarak düşünülmemelidir.
Yenisi ile değiştirilerek veya değiştirilmeden implantın çıkarılması
gelişime göre uygulanacaktır.
İmplantasyon takibinde göğüsdeki değişimler geri döndürülemez.
Daha sonra implant(lar) çıkarılmak istenirse, göğüsde beklenmeyen
gamzeleşme, büzüşme, kırışıklık veya diğer kozmetik değişimler
meydana gelebilir.
Göğüs implantı emzirme sırasında süt üretimini etkileyebilir.
Ayrıca hamilelik sonrası göğüsün sarkmasını da engellemez.
Göğüs implantlarıyla rutin mamorgrafi gözlemi zorlaşır ve
ekstra görüntülere ihtiyaç duyulur bu da daha fazla zaman
ve radyasyon demektir.
Kimler
Göğüs İmplantına Uygun Değildir?
Uygun tedavi uygulanmamış kanser veya kanser öncüsü
olan göğüslerde
Vücudun herhangi bir yerindeki aktif enfeksiyon
Hamile veya hala emziren kadınlarda
Dikkate
Alınması Gereken Belirtiler, Uyarılar ve Önlemler Nelerdir?
İmplantın içine steril serum fizyolojik dışında başka
ilaç/madde yerleştirilmesi
Providon-iodin (betadin) ile implantın herhangi bir
kontağı
İmplant kabuğundan içeri enjeksiyon
İmplantın değişimi
İmplantın yığılması: her bir göğüs boşluğuna birden
fazla implant uygulanması
Hastalarda
Güvenliği ve Etkinliği Kanıtlanmamış Durumlar:
Lupus ve Scleroderma gibi bağışıklık sisteminin kendi
yarattığı hastalıklar
Skar oluşumuna ve kan pıhtılaşmasına engel olan tüm
koşullar
Bağışıklık sisteminin yetersizliği {ör: bağışıklık
sistemine baskı yapan terapiler (böbrek nakli tedavisindeki
gibi)}
Göğüs dokusunda zayıf kan akışı
Dikkate
Alınması Gereken Diğer Durumlar:
İmplantasyon Öncesi Mamografi- Dokuyu tanıma
adına operasyon öncesinde ve implantasyondan 6 ay ile 1 yıl
sonrasında mamogram çekimi
Mamografi Görüntüsünü Engelleme- İmplant, mamografi
sırasında göğüs kanseri bulunmasını engelleyebilir ve ayrıca
mamografi uygulamasını da zorlaştırabilir. Bu yüzden mamografiyi
uygulayacak kişiyi önceden implanttan haberdar etmek şarttır.
Böylece, implantın yırtılma olasılığını en aza indirmek ve
göğüs dokusunun mümkün olan en iyi açısını bulmak için özel
bir teknik uygulanabilir. Mamografi sırasında göğüs sıkıldığından
prosedür sırasında implantın yırtılması mümkündür. Bu özel
teknikler için daha fazla X-ray görüntüleri gereklidir. Bu
nedenle göğüs implantlı kadınlar daha fazla radyasyona maruz
kalırlar. Ancak, mamogramla kanser bulmanın yararları, ekstra
X-ray ışınından daha fazladır.
Hastanın
Muayenesinde İmplantla Göğüs Dokusunu Ayırılabilmesi:
Hasta, implantlı göğüsünü her ay muayene etmelidir. Bunu hastanın
etkili bir şekilde yapabilmesi için hastaya implantla göğüs
dokusunu ayırmakta yardımcı olunmalıdır. Yeni yumrular veya
şüpeli lezyonlar biyopsi ile değerlendirilmelidir. Eğer biyopsi
uygulanacak ise implantı delmemek için özen gösterilmelidir.
Kapsül prosedürü- Kapalı kapsülotomide, implant
etrafındaki lifli kapsülün skar kapsülünü kırmak için güçlü
sıkıştırma veya bastırma şeklindeki uygulamalar implantın
yırtılmasına neden olabileceğinden tavsiye edilmez.
Göğüs
İmplantı Komplikasyonları Nelerdir?
Patlama/Yırtılma: Serum fizyolojik, tıpası kapatılmamış
veya zarar görmüş sübap nedeniyle veya çatlamış implant kabuğu
nedeniyle sızıyor ise implant patlar. İmplantın patlaması
hemen veya ilerleyen günler süresince olabilir ve patlama
implantın boyunun veya şeklinin küçülmesiyle anlaşılır. Kimi
implantlar implant edildikten sonraki ilk birkaç ay içinde
ve bazıları ise birkaç yıl sonra patlar (veya yırtılır). Patlamanın
nedeni; operasyon sırasında cerrahi aletlerin implanta zarar
vermesi, implantın serum fizyolojik ile fazla veya az doldurulması,
kapsüler sıkışma, kapalı kapsülotomi, travma veya güçlü fiziksel
etkiye dayalı baskı, mamografik görüntüleme sırasında aşırı
sıkıştırma, umbilical insizyonla yerleştirilmesi ve bilinmeyen
/ açıklanamayan bir nedenle olabilir. Bilinmeli ki göğüs implantı
zamanla aşınarak da patlayabilir / yırtılabilir. Patlayan
implantların ek bir operasyonla çıkarılması gereklidir ve
imkan dahilinde yenisiyle değiştirilebilir. Silikon jel implantlar
patlamaz çünkü kullanılan silikon jel yapışkandır. Bu nedenle,
kabuk patlasa bile implant patlamaz.
Kapsüler Sıkışma: Skar doku veya kapsül normalde
implantın çevresinde şekillenir. İmplantın gerilmesi ve sıkılması
nedeniyle bu duruma kapsüler sıkışma denir. Kapsüler sıkışmayı
enfeksiyon, hematoma ve seroma takip eder. Ayrıca subglandular
yerleştirme de daha yaygındır. Semptom dizisi sertlikten ve
hafif rahatsızlıktan ağrıya, biçiminin bozulmasına, implantın
belirginleşmesine ve/veya implantın yerinden çıkmasına kadar
genişler. Ağrı ve/veya sertlik şiddetli ise ek operasyon gereklidir.
Operasyon dizisi implant kapsül dokusunun alınması, implantın
alınması ve imkan dahilinde yenisinin yerleştirilmesine kadar
uzanır. Bu ek operasyonlardan sonra kapsüler sıkışma yine
olabilir.
Ağrı: Ağrının yoğunluğunun ve süresinin
çeşitliliği tekrar göğüs implant operasyonuna neden olup mecbur
bırakabilir. Ek olarak, uygun olmayan boy, yerleştirme, operasyon
tekniği veya kapsüler sıkışma ağrıya neden olup sinir sıkışması
veya kas hareketine müdahale ile birleşebilir. Şiddetli ağrılardan
cerrahın haberdar edilmesi gerekir.
Ek Operasyonlar: Hastalar anlamalıdırlar
ki implantı değiştirmek veya çıkarmak için kimi noktalarda
çok büyük olasılıkla ek operasyonlara ihtiyaç duyulacaktır.
Ayrıca, patlama, kapsüler sıkışma, enfeksiyon, süresinin dolmasına
bağlı değiştirme ve kalsiyum tortuları gibi problemler implantın
çıkarılmasına neden olabilir. Kimi kadınlar implantın değiştirilmesini
isterken kimileri istemez. İstenmemesinin nedeni, implantın
çıkarılmasından sonra kozmetik olarak göğüslerde kabul edilemez
bir sarkma ve /veya büzüşme olmasıdır.
Kozmetik Sonucun Tatminsizliği: Sonuçtan tatmin
olmamaya; kırışıklık, asimetrik yerleştirme, yerinden çıkma,
yanlış boy, beklenmedik şekil, belirginleşen implant, skar
deformasyonu, hipertrofik skar ve/veya implantın deriden dışarı
gelmesi şeklinde sonuçlar neden olabilir. Dikkatli cerrahi
planlama ve teknik, bu sonuçları en aza indirebilir ancak
her zaman engelleyemez.
Enfeksiyon: Her operasyonda enfeksiyon
meydana gelebilir. Çoğu enfeksiyon operasyondan birkaç gün
ile birkaç hafta sonrasında ortaya çıkar. Yine de, enfeksiyonun
operasyondan sonra her an olma olasılığı vardır. İmplantlı
vücutta enfeksiyonu tedavi etmek normal vücut dokusuna oranla
daha zordur. Enfeksiyon antibiyotiğe cevap vermiyorsa, implant
çıkarılmak zorunda kalınabilir ve yeni implant, enfeksiyon
çözüldükten sonra yerleştirilir. Ender örneklerde, göğüs implant
operasyonlarından sonra kadınlarda toksik şok belirtileri
gözlenmiştir ve ölümcül bir durumdur. Semptomlar, ani ateş,
kusma, ishal, bayılma, baş dönmesi, ve/veya güneş yanığına
benzer kaşıntı veya allerji. Teşhis ve tedavi için acilen
doktora görünülmelidir.
Hematoma / Seroma: Hematoma vücuttaki kavitelerin
içinde kan birikimi, seroma ise kanın serumunun birikimidir
(bu durum, implant etrafında veya kesik etrafında oluşur).
Post operatif hematoma ve seroma, enfeksiyon ve /veya kapsüler
sıkışmaya neden olabilir. Ödem, ağrı ve morarma olabilir.
Eğer hematoma meydana gelirse bu operasyondan kısa süre sonra
olur. Ancak aynı zamanda göğüsün yaralanmasından sonra her
an olabilir. Vücudun küçük hematomaları ve seromaları absorbe
edilirken, büyük olanlar düzgün iyileşme için cerrahi direnlerin
yerleştirilmesini gerektirir. Cerrahi direnler küçük izler
bırakabilir. Eğer diren koyma prosedürü sırasında implanta
zarar verilirse diren uygulamasının yanlışlığından dolayı
implant patlaması/yırtılması meydana gelebilir.
Meme Ucu ve Göğüs Duyarlılığında Değişme: İmplant
operasyonundan sonra meme ucunda ve göğüste his artabilir
veya azalabilir. Operasyon takibinde meme ucu veya göğüste
aşırı hassasiyetten hissizliğe kadar değişken gelişmeler olabilir.
Hislerdeki değişim kalıcı veya geçici olabilir ve cinsel tepkiyi
veya bebek emzirme yeteneğini etkileyebilir. (aşağıda emzirme
bölümüne bakın)
Emzirme: Meme implantı uygulanan hastalarda
emzirme fonksiyonunun başarı ile gerçekleştirildiği bilinmektedir.
Sadece bir araştırmada implantsızlarda emzireme %7 oranında
başarısız olurken implantlılarda bu oran %64 olarak rapor
edilmiştir. Periareolar kesi bölgeleri belirgin şekilde başarılı
emzirme yeteneğini düşürebilir.
İmplant Etrafındaki Dokuda Kalsiyum Tortuları:
Kalsiyum tortuları mamogramlarda görünebilir ve olası kanser
yanılgısına düşülebilinir. Biyopsi ve /veya implantın çıkarılması
gibi ek operasyonlar kalsiyum tortularının kanserden ayrılmaları
için yapılır.
Gecikmiş Yara İyileşmesi: Bazı durumlarda,
kesi bölgeleri normal iyileşemez.
Dışarı Çıkması (extrusion): Dengesiz veya yetersiz
doku örtüsü ve/veya yara iyileşmesine müdahele, dışarı çıkışa
neden olabilir ki bu durum implantın deriden dışarı çıkmasıyla
olur.
Nekrosis: Nekrosis, implant çevresindeki dokunun
ölü şeklidir. Bu, yara iyileşimini engeller ve cerrahi düzeltme
ve/veya implantı geri çıkarmayı gerektirebilir. Nekrosislerin
takibinde kalıcı yara izi meydana gelebilir. Artan nekrosise
neden olan etkenler, enfeksiyon, steroitlerin cerrahi alanda
kullanılması, sigara içilmesi, kemoterapi/radyasyon ve aşırı
sıcak veya soğuk terapidir.
Göğüs Dokusunun Kaybolması/ Göğüs Kafesi Deformasyonu:
Göğüs implantı baskısı göğüs dokusunun incelmesine ve küçülmesine
neden olabilir. Bu durum implantlar hala yerindeyken meydana
gelebilir veya implant yeniden konmadan eskisinin çıkarılması
ile olur.
Bu komplikasyonlara ek olarak, haberdar olmamız gereken bazı
sistemik hastalıklarda endişeler vardır:
Konnektif Doku Hastalıkları: Göğüs implantlarının
lupus, scleroderma, veya rheumatoid arthritis gibi oto bağışıklık
sistemi ve konnektif deri hastalıklarından dolayı duyulan
endişe, az sayıdaki implantlı kadınların literatüre rapor
edildiği dosyalardan dolayı artmıştır. İmplantlı ve implantsız
kadınlarda yapılan geniş çaplı birçok epidermiyolojikal çalışmalar,
bu hastalıkların implantsız kadınlara oranla implantlı kadınlarda
daha fazla görülmediğini göstermektedir. Buna rağmen, birçok
implant göğüslü kadın, implantlarının konnektif doku hastalığına
yol açtığına inanmaktadır.
Kanser: Yayınlanan çalışmalar göğüs kanserinin
implantsız kadınlara oranla implantlı kadınlarda daha fazla
olmadığını göstermektedir.
İkinci Kuşak Etkiler: Potansiyel hasar verici
etkilere bağlı olarak implantlı annelerin doğan çocuklarında
buna bağlı olarak artan endişeler bulunmaktadır. Bu konuda
yapılan literatür taramalarında elde edilen verilerin yetersiz
olduğu saptanmıştır.
|